AVUKAT CELAL GÜVEN HUKUK BÜROSU
AVUKAT CELAL GÜVEN HUKUK BÜROSU

Teklif Formu

Adınız Soyadınız

E-posta adresiniz

Telefon

Mesajınız

AVUKAT CELAL GÜVEN HUKUK BÜROSU AVUKAT CELAL GÜVEN HUKUK BÜROSU

Menü

HAKSIZ TAHRİK KAVRAMI

HAKSIZ TAHRİK KAVRAMI

HAKSIZ TAHRİK KAVRAMI

Ceza Yargılamalarında "Haksız Tahrik" tanımını sık sık duyuyoruz. Özellikle kamunun da dikkatini
çeken davalarda suç şüphesi ile yargılanan kişilerin haksız tahrike ilişkin savunmalara çokça
başvurdukları görülmektedir. İşte bu Haksız Tahrik kavramının ne olduğu ve şartlarına bu yazıda
değinilmiştir. Haksız Tahrik kavramı Türk Ceza Kanununun 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
Haksız tahrik Made 29- (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında
suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet
hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın
dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.


Maddede ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak haksız tahrik hali düzenlenmiştir. Madde
metninden de anlaşılacağı üzere bu düzenleme ile bir kişinin haksız bir fiilin yol açtığı öfke veya şiddetli
elemin etkisi altında suç işlemesi durumunda cezada indirim yapılması öngörülmüştür. Haksız tahrik,
ceza hukukunda failin kusurunu azaltan bir neden olarak değerlendirilir ve somut olayın özelliklerine
göre mahkeme tarafından takdir edilir.


İnsanın dış dünyaya yansıyan davranışlarını esas alan ceza hukuku, onun davranışlarında iç dünyasının, o
anki ruh hâlinin ve genel psikolojik özelliklerinin önemi bulunduğunu kabul ederek bu psikolojik
durumlara belli bir hukuki değer vermektedir. Bu itibarla modern ceza hukuku sadece işlenen suçu değil,
suçun işlenmesinde etkili olan nedenleri göz önünde bulundurarak cezalandırma yoluna gitmektedir
(Devrim S., Yeni Türk Ceza Kanunu'nda Haksız Tahrik, AÜHFD, 2004, C. 54, s.225.)


Haksız hareketin kişi üzerinde ve onun psikolojik aleminde bir tepki doğuracağını kabul eden modern
ceza hukuku, failin bu durumunu değerlendirerek cezai sorumluluğunu azaltan bir sebep olarak
görmektedir. Failin bu subjektif durumuna önem veren çeşitli ülkelerin ceza kanunlarında, failin
cezasında belli oranlarda indirim yapılması esası kabul edilmiştir (M. Muhtar Çağlayan, Yargıtay
İçtihatları Işığında Haksız Tahrik üzerine Bir İzah Denemesi, Adalet Dergisi, Ocak –Şubat, 1982, S.1,
s.14.)


Haksız Tahrik Yasal Şartları:


Haksız tahrik indirimi uygulanması için gereken şartlar dört başlık altında toplanmaktadır.


1. Haksız Bir Fiilin Olması:


Mağdur tarafından faile yöneltilen ve haksız olarak kabul edilebilecek bir fiil olmalıdır. Bu fiil hakaret
edilmesi, vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesi gibi somut olaya göre değişken pek çok biçimde
olabilir. Burada önemli olan mağdur tarafından yöneltilen fiilin hukukumuza göre haksız olarak
nitelendirilebilmesidir. Örneğin töre cinayeti gibi kişinin kendini tahrik altında hissedebileceği ancak
hukukumuzda hiçbir şekilde yeri olmayan suçlarda haksız tahrik hali uygulama alanı bulmayacaktır.


2. Hiddet Veya Şiddetli Elem:


Mağdur tarafından faile yöneltilen haksız fiilin failde öfke veya şiddetli elem duygusu yaratması
gerekmektedir. Bu madde haksız tahrik kavramının tahrik kısmı olarak kabul edilebilir. Burada zamanda
uygunluk da önemlidir. Suç konusu hareketin, mağdurun haksız olan fiilinin oluşturduğu öfke veya
şiddetli elem altında meydana gelmesi gerekmektedir. Zamanda uygunluk olmadığı durumda, örneğin
haksız fiilin meydana gelmesinin üzerinden belirli bir süre geçtiği, hiddet veya şiddetli elem duygusunun
yerini öc alma duygusuna bıraktığı durumlarda haksız fiil söz konusu olmaz.


3. İlliyet Bağı:


Failin işlediği suçu bu haksız fiilin oluşturduğu hiddet veya şiddetli elem neticesinde işlemesi
gerekmektedir. Özetle haksız fiil ve suç arasında neden sonuç ilişkisi bulunmalıdır.


4. Haksız Fiilin Mağdurdan Kaynaklanması:


Haksız tahrikten söz edebilmek için faili tahrik eden kişinin mağdur olması, suçun işlenmesine mağdurun
haksız fiili yol açmış olmalıdır. Bir başka deyişle suçun haksız tahriki oluşturan kişiye karşı işlenmesi
gerekir. Bir kimsenin haksız tahrik altındayken tahrik eden kişiye değil de bir başka kişiye karşı suç
işlemesi halinde haksız tahrik hükümlerinin yasal şartları oluşmayacağından indirim de söz konusu
olmayacaktır.


Haksız Tahrik İle İlgili Yargıtay Kararları


- İlk haksız hareketin kimden kaynaklandığının belirlenememesi sebebiyle sanığın bu şüpheden
yararlandırılarak, fiilini haksız tahrik altında gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay
Ceza Genel Kurulu 22.10.2002 2002/4-238 E. - 2002/367 K.)

- Karşılıklı tahrik oluşturan eylemlerin varlığı halinde, fail ve mağdurun yekdiğeri yönünden tahrik
oluşturan bu haksız davranışları birbirlerine oranla değerlendirilmeli, öncelik-sonralık durumları ile
birbirlerine etki-tepki biçiminde gelişip gelişmedikleri göz önünde tutulmalı, ulaştıkları boyutlar,
vahamet düzeyleri, etkileri ve dereceleri gibi hususlar dikkate alınmalıdır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu
12.02.2008 2007/1-163 E. - 2008/21 K.)


- Maktulden sanığa yansıyan küfür hakaret ve maktulün sanığı basit tıbbi müdahale ile giderilecek
şekilde yaraladığı düşünüldüğünde sanığın maktulü öldürmesi eyleminde sanık hakkında 5237 sayılı
TCK'nın 29. maddesi uygulanırken "makul oranda" haksız tahrik indiriminden yararlandırılması
gerekmektedir. (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 10.03.2022 2021/12695 E. - 2022/1899 K.)


- Aksi kanıtlanamayan savunmalar doğrultusunda olay bütünlüğü ve karşılıklı davranışlar zinciri dikkate
alındığında, sanığın herhangi bir olumsuz davranışı bulunmamasına karşın maktulün, yaşanan tartışma
esnasında sanığın üzerine yürüyüp annesine hakaret ettiği, sanığın da maktulden kaynaklanan bu haksız
fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ederek atılı suçu işlediği kabul
edilmelidir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 08.03.2011 2011/1-175 E. - 2011/210 K.)


- Haksız tahrik hükümleri, Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümleri arasında düzenlenmiştir. Bu nedenle
koşulları oluştuğu taktirde işlenen suçun hukuki konusundan ziyade somut olayın özelliğine bakılarak
haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanamayacağına karar vermek gerekmektedir. Bu itibarla,
koşulları bulunduğu taktirde haksız tahrik hükmünün mal aleyhine işlenen suçlarda da uygulanacağı
kuşkusuzdur. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 17.01.2019 2015/1219 E. - 2019/13 K.)

 

Av. Celal GÜVEN

Yorumlar
Yorum Yap